BABAMMM..

günlük 1 Yorum »
 img248/2963/tara0004450x299za8.jpg

BABAMM..SENSİZ GEÇEN İLK BABALAR GÜNÜ…

NASIL DAYANICAĞIM BİLMİYORUM…

ÖZLEMİN GÜN GECTİKÇE

ÇOĞALIRKEN YÜREĞİMDE..

Seni Seviyorum Baba

Seni Seviyorum Babacanım ne kadar da isterdi
şöyle doya doya
başımı göğsüne koya
“seni seviyorum baba”
tanrım
canım ne kadar da isterdi
dilimin ucuna kadar geldi
diyemedim
“seni seviyorum baba”
şimdi mezarının yanıbaşındayım
ne farkeder ki
annem onüç diyor
nüfusta oniki yaşındayım
yapraklara sarı düşmüş
yüreğime kar
ağlıyorum için için
görmeliydin baba
görmeliydin
bu yaşlar senin için
yokluğun yakar yıkar
hiçbir şey umurumda değil
hiçbir şey
sudan bahanelerle attığın tokat
okuluma uğramayışın
yok yere azarlayışın
söyleyemem üzülmediğimi
geceler uyumayıp
gündüzler gülmediğimi
şimdi her şey geçmişte kaldı
zamansız bir rüzgar esti
seni aldı baba
seni aldı
bir rüya gördüğümü düşünüyorum
hani sen uzaklara gitmişsin
yakında dönecekmişsin
mektubunu açıyorum
kelimeler buz
ısıt yüzümü
tut ellerimi baba
tut ellerimi
baba üşüyorum
birlikte diktiğimiz dışbudak kocaman
kara üzüm sarmış budaklarını
az ötede cevizler kestaneler
sıra sıra kızılağaçlar
hepsi de yanında yakınında
bir ıslık çalıversen
elime bir taş alsam
dallarında kuşlar uçacak gibi
baba beni duysan diyorum
dönüp baksam ki sensin
kollarını açacak gibi
görünüp kaybolsan yeter
“seni seviyorum baba”
sevenler duyarmış sevdiklerini
yine dere boyunca yürüyorsun
biz harmancıkta çelik çomakta
oradan görüyorsun
sesin kulaklarımda uğulduyor
bir solukta yanına varıyoruz
“hazırlanın… balığa” diyorsun
yokluğuna alışamadım baba
bir yıl bir asır gibi biliyorsun
hani tabakanda kaçak tütün
hani dizinde kırdığın soğan
hani dilinde türkün hani
baba sen ağlıyorsun
“seni seviyorum baba”

yaşarken söyleyemedim
inanılır gibi değil
biliyorsun
demek ki ölmek zamanı
ağlıyorsun gülüyorsun
yaşıyorsun ölüyorsun
baba
biliyorum beni duyuyorsun
“seni seviyorum baba”

 

Bahaettin Kabahasanoğlu

KAHVE

günlük 1 Yorum »

Sevgili arkadaşım http://ebrar67.blogcu.com/

dan aldığım bir yazı..

 

 

Her kahve aynı tadı taşımaz… Nerede içiyorsan, kiminle içiyorsan ona gore degişir Sahilde oturduğun rüzgarlı bir sonbahar günü, en sevdiğin dostun ağlarken kahvenin tadı kederlidir… Kahve telvesine yüreginin acısı karışır.

Bir pazar öğle sonrası annenin “hadi bir kahve yap da içelim” dediği kahve huzurludur… Köpükler annenin göz bebeklerine yansır… Dudağının kıyısında kalan küçük bir gülümsemedir…

Bir gece vakti zil zurna sarhoş birinin içtiği kahve düşülen kuyudan çıkma cabasıdır… Koyu kıvamlı kahverengi bir ipe tutunur çıkarsın … çıktığın an uyuyakalırsın… ferahlıktır!!!

Dostlarla içilen kahve neşedir… Kahkahalar köpüklerin üzerinde yüzer…

Tek başına gece vakti balkonda içtiğin kahve yalnızlıktır…Acıdır tadı… Ama garip de bir keyfi, lezzeti vardır…

Baban için yaptığın kahve sevgi doludur… çay bardağında, az şekerli…Kahve gibi görünmez sana… Ama sıcaktır dumanı tüter ve kokusu büyülüdür…

Beklemediğin bir anda sana uzatılan kahve baskadır… Isıtır insanın…içini…

Yorgun olduğunda içtigin kahve hafifletir seni… Kendine getirir, unutturur günün ağırlığını…

Kahve aynı kahvedir belki… köpüğüyle, rengiyle, dumanıyla aynı kahvedir ama icilen kahveler ruhunun süzgecinden geçer ve tadlari degişir…Her kahve aynı değildir bu yüzden…

Ben de sizleri sevgiyle pişirilen bir kahve içmeye davet ediyorum. Akşam, öğle öncesi, sonrası ya da gece kahvesi. ne zaman isterseniz.

Dostlukla yudumlayacağımız bir kahve molası vermeye ne dersiniz ?

Sizin kahveniz nasıl olsun ?


Tasarim Sorfnet.net
Copyright © 2007 SELMACA - Marifetler.